Canlı Blog Kılavuzu
Yazılarınız ve videolarınızla adınızı nasıl duyurursunuz — ve içeriğinizi nasıl gönderirsiniz
Neden yazmaya değer? Çünkü öğrenciler konu değil, öğretmen arıyor

Bunu bir tahmin olarak söylemiyoruz. Türkiye’de YouTube üzerinde “TYT” ile yapılan aramaların en çok arananları incelendiğinde şöyle bir tablo çıkıyor: ilk on beş aramanın yedisi bir dersin ya da konunun değil, bir öğretmenin adını içeriyor. Yüz binlerce arama, doğrudan kişi adına yapılıyor.
Bunun anlamı şu: bir öğrenci ya da veli “matematik öğretmeni” diye aramaya başlıyor, ama karar verirken bir isme yöneliyor — anlatımını duyduğu, yazısını okuduğu, tanıdığını hissettiği bir isme. Ne kadar iyi ders verdiğiniz, sizi henüz tanımayan biri için görünmeyen bir bilgi. Görünür hâle gelmesi, anlattıklarınızın bir yerde yazılı ya da kayıtlı durmasıyla mümkün oluyor.
Canlı Blog tam olarak bunun için var. Gönderdiğiniz her yazı ve video, Mehmet Karaağaç Akademi’de sizin adınızla yayınlanıyor ve öğretmen profilinize bağlanıyor. Sizi arayan biri yalnızca bir ilan değil, düşüncelerinizi ve anlatım tarzınızı da görüyor. İlan listesinde bir satır olmakla tercih edilen bir isim olmak arasındaki fark burada başlıyor.
Açık konuşmak isteriz: akademinin sosyal medya hesapları yeni kuruldu ve büyüyor. Size bugünden milyonlara ulaşacağınızı söylemiyoruz. Söylediğimiz şu: içeriğinizi yayınlıyor, adınızla imzalıyor ve kanallarımızda paylaşıyoruz — bu kitleyi de birlikte büyütüyoruz. Erken yazan, birikimi en çok olan isim oluyor.
Ne tür içerikler ilgi görüyor?

En çok okunan içerikler konu anlatımları değil. Konu anlatımını öğrenci zaten dersinde alıyor. Okunan içerik, bir derde çözüm getiren içerik oluyor — velinin gece yatağında düşündüğü, öğrencinin kimseye soramadığı sorulara değen içerik.
Canlı Blog’da yayındaki yazılara göz atabilirsiniz: sınav kaygısıyla başa çıkma, dikkat dağınıklığı ve odaklanamama, sosyal medya bağımlılığı gibi başlıklar sürekli aranıyor. Çünkü bunlar bir müfredat konusu değil, ailenin içinde yaşanan bir sıkıntı.
Şu üç soru genellikle iyi bir başlangıç noktası oluyor: Öğrencileriniz size en sık ne soruyor? Veliler en çok neyden yakınıyor? Yıllar içinde öğrendiğiniz ve herkesin bilmediğini fark ettiğiniz şey ne? Bu üç sorunun cevabı, çoğu zaman ilk üç yazının konusu oluyor.
Bir de şu fark yaratıyor: kendi deneyiminizden yazılan içerik ayrışıyor. “Sınav kaygısı nasıl yenilir” başlıklı binlerce yazı var. “Yirmi yıldır öğrencilerimde gördüğüm ve kimsenin konuşmadığı bir kaygı biçimi” başlıklı yazı bir tane — sizinki.
İçerik nasıl gönderiliyor?

İçeriğinizi Canlı Blog için yazı gönder sayfasından iletebilirsiniz. Aynı bağlantı öğretmen panelinizde, sol menüdeki SESİNİ DUYUR başlığı altında da yer alıyor. Formdaki alanlar şöyle:
Paylaşım Türü. Üç seçenek var: Makale bir yazı gönderiyorsanız, Video bir YouTube videonuzu paylaşıyorsanız, Kendim Hakkımda ise kendinizi ve öğretmenlik yaklaşımınızı anlattığınız bir tanıtım metni gönderiyorsanız. İlk içerik için en kolayı genellikle “Kendim Hakkımda” oluyor; yeni bir şey araştırmak gerekmiyor, zaten en iyi bildiğiniz konu.
Konu Başlıkları. İçeriğinizin hangi başlık altında görüneceğini buradan seçiyorsunuz: Motivasyon, Ergen Psikolojisi, Pedagoji, TYT/AYT’ye Nasıl Hazırlanmalı, LGS’ye Nasıl Hazırlanmalı, Sınav Kaygısı, Yurtdışı Eğitim ve ders başlıkları. Doğru konu seçimi, yazınızın o konuyu arayan kişiye ulaşmasını kolaylaştırıyor.
Yazı Başlığı. Başlığı sona bırakıp metni yazdıktan sonra koymak çoğu zaman daha iyi sonuç veriyor. İyi bir başlık ne anlatıldığını söylüyor, merak uyandırmaya çalışmıyor. “Öğrencimin Deneme Puanı Neden Düşüyor?” böyle bir başlık; “Şaşırtıcı Gerçek!” değil.
Yazı metni. Uzunluk için katı bir kural yok. Gözlemimiz şu: bir ekran boyu çoğu zaman kısa kalıyor, beş ekran boyu ise sonuna kadar okunmuyor. İki ile üç ekran arası — yaklaşık 400-800 kelime — en çok okunan aralık. Kısa paragraflar ve ara başlıklar okunurluğu belirgin şekilde artırıyor.
YouTube Video Linki. Video gönderiyorsanız videoyu YouTube’a yükleyip bağlantısını bu alana yapıştırmanız yeterli. Videoyu siteye yüklemenize gerek yok.
Kapak görseli. İsteğe bağlı; JPG veya PNG yükleyebilirsiniz. Yüklemeseniz de içeriğiniz yayınlanıyor, ancak kapak görseli olan içerikler listede belirgin şekilde daha çok tıklanıyor. Bu alanı doldurmanızı öneririz.
Gönderdikten sonra ne oluyor?
Gönderdiğiniz içerik doğrudan yayına girmiyor, önce ekibimize onaya düşüyor. En geç iki iş günü içinde inceleniyor. Onaylandığı anda Canlı Blog sayfamızda adınızla yayınlanıyor ve öğretmen profilinize bağlanıyor.
Gönderdiğiniz içeriklerin durumunu aynı sayfanın alt kısmındaki “Gönderdiğiniz içerikler” bölümünden takip edebilirsiniz.
İnceleme, içeriğinizi düzeltmek ya da değiştirmek için yapılmıyor; yazdığınız sizin sözünüz ve öyle kalıyor. Yalnızca aşağıdaki birkaç temel başlıkta uygunluk kontrol ediliyor.
İçerik hazırlarken dikkate almanızı rica ettiğimiz birkaç konu
Kişisel iletişim bilgisi. İçerikte telefon numarası, kişisel e-posta, sosyal medya hesabı, çalışılan kurum adı veya kişisel web sitesi paylaşılmaması gerekiyor. Bu kural hem sizi hem öğrenciyi koruyor: platform dışına taşınan iletişimde ödeme güvencesi ve anlaşmazlık kaydı ortadan kalkıyor. Aynı durum tanıtım videoları için de geçerli.
Ücret bilgisi. Ders ücretleriniz ilanınızda yer alıyor; blog içeriği bunun yeri değil. Bu nedenle içeriklerde ücret, paket bedeli veya indirim bilgisine yer verilmiyor.
İçeriğin size ait olması. İnternetten alınmış ya da başka bir kaynaktan kopyalanmış metinler yayınlanamıyor. Zaten içeriği değerli kılan da sizin kaleminiz oluyor.
Güncellik. Yazıda sayı, tarih, sınav kuralı veya kontenjan bilgisi geçiyorsa güncelliği önem taşıyor. Sınav sistemleri her yıl değişebiliyor ve eski bir bilgi hem öğrenciyi hem sizi zor durumda bırakabiliyor.
Nereden başlamak kolay?
En zor kısım ilk yazı oluyor ve çoğu öğretmen orada duraksıyor. Kolay bir başlangıç önerimiz var: bu hafta Kendim Hakkımda türünde kısa bir metin göndermek. Kim olduğunuz, hangi dersi neden sevdiğiniz, öğrencilerinize nasıl yaklaştığınız — araştırma gerektirmeyen, yarım saatlik bir yazı.
O yayınlandığında adınızın sitede nasıl göründüğünü görüyorsunuz. İkincisi çok daha kolay geliyor.
